Editör: Prof. Dr. Kurtuluş Özdemir
Soru: Uz. Dr.Fatma Nihan Turhan Çağlar
Cevap: Uz. Dr. Muhammed Keskin
Yardımcı Editör: Uz. Dr. Yiğit Çanga

A) Hastaya özgü öneriler;

İmatinib sonrası nadiren de olsa kalp yetmezliği görülebilir. Hastada yeni gelişen sol dal bloğu varlığı nedeniyle öncelikle iskemik kalp hastalığı araştırılmalıdır. Hastada sol ventrikül sistolik fonksiyonlarının normal olması kalp yetmezliğini ekarte etmemektedir. Kalbin diyastolik fonksiyonları da değerlendirilmeli ve BNP bakılmalıdır. Kalp yetmezliği ve semptomlarının ilaca bağlı olduğu düşünüldüğünde öncelikle doz azaltımı yapılmalı ve kontrol muayenesi yapılmalıdır. Doz azaltımına yanıt vermemesi durumunda ilaç kesilmeli ve başka bir ajana geçilmelidir.

B) Genel öneriler;

İmatinib mesilat lösemi ve gastrointestinal stromal tümörler için efektif bir ajandır. Tirozin kinaz ve BCR-ABL inhibisyonu üzerinden etki etmektedir. Her ne kadar yüksek oranda tolere edilebilen bir ajan olsa da kalp yetersizliği riski mevcuttur. Bunun mekanizması olarak da mitokondriyal disfonksiyon gösterilmektedir. Kardiyotoksik mekanizma olarak da ABL inhibisyonu suçlanmaktadır. Kalp yetmezliği gelişen hasta oranı oldukça az olsa da (<%1) rutin kardiyoloji kontrolü önerilmektedir. Kemoterapötiklerin kardiyotoksik etkisi kümülatif ve doz bağımlı olduğu için doz yükseltilmesi ve uzun tedavi durumlarında daha dikkatli olunmalıdır. Bu risk yaşlı ve altta yatan kalp hastalığı olanlarda daha yüksektir. Imatinib sonrası kalp yetmezliği gelişenlerde genellikle doz azaltılması yeterli olup ilacın kesilmesi nadiren gerekmektedir. Kalp yetmezlği şüphesi oluşan hastalarda EKO veya BNP bakılabilir. Kalp yetmezliği riski imatinib’de oldukça düşük iken nilotinib ve dasatinib’de bu risk daha yüksektir. Bu tirozin kinaz inhibitörlerini kullanan hastalarda asemptomatik QT uzaması ve perikardiyal efüzyon gözlenebilir.

Yardımcı Editör Notu:

Ek öneri yoktur

 

Bölüm Editörü Notu:

Ek öneri yoktur