Editör: Prof. Dr. Merih Kutlu
Soru: Yrd. Doç. Dr. Servet Altay
Cevap: Uz. Dr. Tuğba Aktemur
Yardımcı Editör: Uz.Dr. Ümit Yaşar Sinan

A) Hastaya özgü öneriler;

Öncelikle hastanın elektrokardiyogramında inferior segmentteki ST elevasyonuna posterior segmentteki elevasyonun eşlik edip etmediğine bakılmalıdır. Tipik olarak, çekilen EKG’de V1-V3 derivasyonlarında horizontal ST elevasyonunun olması, V1 ve V2 derivasyonlarında R/S> 1 olması ve V7-9 derivasyonlarında ST elevasyonu bulunması, hastada posterior miyokard infarktüsünün de eşlik ettiğini göstermektedir. Eğer posterior derivasyonlarında ST elevasyonu eşlik ediyor ve hasta stabil ise Cx arterin revaskülarizasyonu öncelikle önerilir. Yine posterior ST elevasyonu eşlik etmiyor ve hasta stabil ise izole inferior MI düşünülür ve RCA öncelikli olarak revaskülarize edilir.

B) Genel öneriler;

Akut STEMI yönetimi ve revaskülarizasyon stratejisi, kardiyovasküler mortalite ve morbiditeyi azaltmak açısından oldukça önemlidir. Son kılavuzlara göre, hastanın hastaneye başvurmasının ardından ilk 10 dk içinde elektrokardiyografisinin çekilmesi gerekmektedir. Tanı EKG ile doğrulandıktan sonra, hızlı revaskülarizasyon kilit önem taşır. Hastanın ilk başvurduğu sağlık kuruluşu, PKG yapabilen bir merkez değilse, ilk başvuru anından itibaren 30 dk içinde fibrinolitik yapılması gereklidir. Ancak hasta, ilk olarak PKG yapılabilen bir hastaneye başvurduysa 90 dk’dan kısa sürede (akut anterior ME gibi yüksek riskli hastalarda 60 dk’dan daha kısa sürede) primer revaskülarizasyon yapılması gerekmektedir. Perkütan koroner girişim için, hastanın ilk başvuru anındaki klinik durumu oldukça önemlidir. Hasta kardiyojenik şokta ise, sadece ME’ye neden olan damarın açılması yetersizdir. Kritik darlığı olan damarların hepsinin açılması gerekmektedir. Ancak hemodinamik olarak stabil ise, sadece miyokard infarktüsüne neden olan damarın açılması daha sonrası için evreli bir revaskülarizasyon stratejisi belirlenmesi önemlidir.

Yardımcı Editör Notu:

Anjiyografide bir lezyonun infarktla ilişkili sorumlu lezyonun olarak kabul edilebilmesi için, akut plak rüptürünü düşündürecek özelliklerden en az 2 tanesine sahip olmalıdır. Bu özellikler; trombüsle uyumlu lümen içi dolum defekti, plak ülserasyonu, plak kenar düzensizliği, diseksiyon veya bozulmuş akımdır. Akut ME ile başvuran ve anjiyografide çok damar hastalığı saptanan hastalarda tek damar hastalığı olanlara göre mortalite artmıştır. Bu hasta grubunda yapılan tam revaskülarizasyonun mortaliteyi azalttığı gösterilmiştir. Ayrıca, hemodinamik instabilite, devam eden iskemi yokluğunda basamaklı revaskülarizasyon ile aynı seansta tam revaskülarizasyona göre daha iyi sonuçlar elde edildiği saptanmıştır. Bu konuda halen çalışmalar devam etmektedir.

Bölüm Editörü Notu:

Ek öneri yoktur