Editör: Prof. Dr. Merih Kutlu
Soru: Doç. Dr. Servet Altay
Cevap: Dr. Savaş Özer
Yardımcı Editör: Uz. Dr. Ümit Yaşar Sinan

A) Hastaya özgü öneriler;

Hipertrigliseridemi, akut pankreatit etiyolojileri arasında görülen en sık üçüncü nedendir. Hastadaki akut pankreatit tablosunun ön planda hipertrigliseridemiye bağlı olduğu düşünülmüştür. Hipertrigliseridemiye bağlı akut pankreatit geçiren hastada öncelikle oral alım kesilmeli, yeterli hidrasyon ve ağrı kontrolü gibi konvansiyonel yaklaşımlar ile akut pankreatitin klinik tablosu kontrol altına alınmalıdır. Semptom kontrolünden sonra, asıl hedef TG düzeyini <500 mg/dl altına düşürmek olduğundan spesifik tedavi başlanmalıdır. Hipertrigliseridemiye bağlı akut pankreatit tablosundaki hastalarda plazmaferez, insülin infüzyonu ve heparin infüzyonu uygulanan tedavi yöntemleridir. Mevcut klinik tabloda ek risk faktörü olmayan hastamızda öncelikli tedavi seçeneği hastaya plazmaferez uygulanmasıdır. TG düzeyleri <500 mg/dl oluncaya kadar plazmaferez seanslarına devam edilmelidir. TG düzeyleri <500 mg/dl olunca hastanın oral tedavisinin düzenlenmesi gerekir. Hipertrigliserideminin oral tedavi seçeneklerinin başında fibratlar gelir. Ancak lipit düzeylerine olumlu etkilerine rağmen fibratların klinik kardiyovasküler sonlanımlar üzerine etkileri statinlere göre daha zayıftır. Hastamız akut ME tanısı ile takip edilmekte olup, öncelikli antilipit tedavi seçeneği statin tedavisidir. Hastamızın takiplerinde, statin tedavisi altında hipertrigliserideminin devam ettiğinin izlenmesi durumunda statin ve fenofibrat kombinasyon tedavi seçeneği değerlendirilmelidir. Hastamıza farmakolojik tedavi yanında, taburculuk sonrası düzenli egzersiz yapması, diyetle alınan yağların ve basit şekerlerin kısıtlanması da önerilmelidir.

B) Genel öneriler;

Akut pankreatit nedenleri arasında alkol ve safra taşından sonra üçüncü sırada hipertrigliseridemi gelmektedir. TG düzeyleri ne kadar yüksekse pankreatit riski o kadar artış gösterir. TG düzeyleri <500 mg/dl olanlarda pankreatit gelişmesi beklenmemektedir. TG düzeyleri >1000 mg/dl olduğunda pankreatit riski %5, TG düzeyleri >2000 mg/dl olduğunda pankreatit riski %10-20 düzeylerindedir.
Hipertrigliseridemiye bağlı akut pankreatit kliniği, diğer nedenlere bağlı pankreatitlerden farklı değildir. Hastalarda görülen temel semptomlar şiddetli karın ağrısı, bulantı ve kusmadır. Hipertrigliseridemiye bağlı akut pankreatit gelişim riski, TG düzeyleri normal düzeylere çekilince ortadan kalkmaktadır. TG düzeylerini düşürmek için kullanılacak tedaviler arasında fibratlar ön plandadır. Fibratları tolere edemeyen veya tek başına fibratlarla kontrol altına alınamayan hastalarda omega-3 yağ asitleri veya niasin diğer tedavi seçenekleridir. Hastalara oral tedavi haricinde, düzenli egzersiz yapmaları, diyetle alınan yağ ve basit şekerlerin kısılması önerilmektedir. Hipertrigliseridemiye bağlı akut pankreatit gelişen hastalarda plazmaferez, insülin infüzyonu ve heparin infüzyonu uygulanabilecek tedavi seçenekleridir. Trigliserit düzeylerinin >1000 mg/dl olduğu, serum lipaz düzeyinin normalin 3 katından yüksek, laktik asidoz, hipokalsemi veya organ yetmezliği gibi bulguların olduğu hastalarda acil plazmaferez hayat kurtarıcı olabilir. Her plazmaferez seansında TG düzeylerinde ortalama %50-70 oranında düşüş sağlanır. TG düzeyleri <500 mg/dl oluncaya kadar plazmaferez tedavisine devam edilmelidir. Kronik dönemde tekrarlayan hipertrigliseridemiye bağlı akut pankreatit vakalarında oral tedaviler ile yeterli etki sağlanamazsa, 2-4 hafta aralarla tekrarlayan plazmaferez uygulaması düşünülebilir.
İnsülin infüzyonu, özellikle serum glikoz düzeyi yüksek olan, aferez uygulanamayan veya aferezi tolere edemeyen hastalarda tercih edilebilir. Genellikle 1-2 gün içerisinde TG düzeyleri düşmektedir. TG düzeyleri <500 mg/dl oluncaya kadar insulin infüzyonu tedavisine devam edilmelidir. Genel tedavi önerilerinde yüksek riskli ve TG düzeyleri >200 mg/dl olan hastalarda medikal tedavi başlanmalıdır. Medikal tedavi olarak yüksek riskli hastalarda ön planda statinler tercih edilmelidir. Statin tedavisi ile istenen TG düzeylerinin sağlanamaması durumunda yüksek riskli hastalarda fenofibrat-statin tedavi kombinasyonu düşünülmelidir.

Yardımcı Editör Notu:

Hastada eşlik eden DM sorgulanmalı ve kan şekeri düzeyine de bakılmalıdır. Diyabetik hastalarda eşlik eden hiperglisemi ve çok yüksek kan şekeri düzeyleri de trigliserid düzeylerinde ciddi yükselişe neden olmaktadır. Hipergliseminin insülin ile düzeltilmesi ile trigliserid düzeylerinde önemli miktarda düşüş sağlanabilmektedir.

 

Bölüm Editörü Notu:

Ek öneri yoktur.