Editör: Prof. Dr. Kurtuluş Özdemir
Soru: Uzm. Dr. Yavuz Uğurlu
Cevap: Uzm Dr.Özge Özden Tok
Yardımcı Editör: Uz.Dr.Nijat Bakshaliyev

A) Hastaya özgü öneriler;

Klinik çalışmalar YOAK kullanımı altında her yıl yaklaşık % 1-2 AF hastasının akut iskemik SVO geçirdiğini göstermektedir. Bununla birlikte her yıl %0.2-0.5 kadar İKK geçirdiği görülmüştür YOAK kullanan bir hastada iskemik SVO sonrasında ne zaman ve ne şekilde tedaviye devam edileceğine karar verilmesi oldukça önemlidir. Hastanın CHA2DS2-VASc skoru yaş ve SVO nedeni ile en az 4’tür. Rivaroksaban tedavisi altında SVO geçiren bu hastada, son rivaroksaban dozu üzerinden en az 24 saat geçtiyse veya kromajonik Faktör Xa analizinde kalıntı antikoagülan etki olmadığından emin olunursa trombolitik tedavi düşünülebilir. Endovasküler terapi (trombektomi); hastanın semptomlarının üzerinden 6 saatten kısa bir süre geçmesi durumunda tercih edilmelidir. Burada önemli sorulardan biri, antikoagülan tedaviye ne zaman tekrar başlanacağıdır. Bu karar enfakt boyutuna bağlıdır. Bu nedenle kranial MRG ile hastanın infarkt boyutu değerlendirilir. Bu noktada ‘1-3-6-12’ kuralı kullanılabilir. Hastanın küçük iskemik lezyonları var ve hemorajik transformasyon için düşük risk grubundaysa (kan basıncının kontrol altında olması: sistolik kan basıncı <140 mmHg, normal trombostit sayısı) erken zamanda YOAK başlanması düşünülebilir. Hastanın ilaç uyumu dikkatlice incelenmelidir. Rivaroksaban kullanırken ilaca uyum gösteremeyen bir hastanın dabigatranın veya apiksabanın günde 2 dozuna uyum sağlaması daha zor olacaktır. Eğer ilacı atlama gibi bir durum sözkonusu değil ise hastanın rivaroksabanı yemeklerle alması durumu sorgulanmalıdır. Rivaroksaban yemekten ayrı alındığında biyoyararlanımı %30 oranında azalmaktadır. İlaç uyumu iyi olan hastalarda, INR 2.3-3 arasında olacak şekilde varfarin veya etkin dozlarda YOAK (Rivaroksaban 20 mg, dabigatran 150 mg 2x1, apiksaban 2x5 mg) kullanımı düşünülmelidir.

Yardımcı Editör Notu:
Birçok doktor yaşlı hastalarda kanama skoruna ve kreatinin klirensine bakmaksızın AF hastalarında inmeden korunmak için rivaroksabanı 20 mg/gün değil de 15 mg/gün dozda başlıyor. Bu nedenle de ilaç bazı hastalarda koruyucu dozun altında kalıyor. Vakada belirtilen nedenlerin araştırılmasıyla birlikte bu hastaya neden 20 mg değil 15 mg başlandığı öğrenilmeye çalışılmalıdır.

Bölüm Editörü Notu:
Böyle bir durumda öncelikli yapılması gereken kardiyak kalp trombüsü dışında emboli kaynaklarının araştırılmasıdır.