Editör:Prof. Dr. Mehmet Özkan
Soru: Uz. Dr. Ümit Yaşar Sinan
Cevap: Dr. Savaş Özer
Yardımcı Editör: Doç.Dr. Servet Altay

A) Hastaya özgü öneriler;

Hastada sürekli ya da aralıklı karın ağrısı, az miktarda gıda alımı ile doygunluk hissi gibi semptomlar yokken, rutin muayene sırasında saptanan pulsatil kitleye yapılan batın BT sonucu 68 mm’lik AAA tespit edilmiştir. Anevrizma rutin muayene sırasında tesadüfen saptandığından, hasta asemptomatik olarak kabul edilmelidir. Bu hastada, tüm aort ve aort kapağı değerlendirilmelidir. Ardından PAH ve periferik anevrizmaların taraması için dupleks USG yapılması düşünülmelidir. Anevrizma çapı >55 mm olduğundan anevrizma tamiri yapılması gerekmektedir. Tedavi öncesi aortun anatomik yapısı ve komorbiditeler ayrıntılı olarak değerlendirilmelidir. Anatomik yapı EVAR için uygunsa ya da kabul edilebilir cerrahi riski varsa, açık cerrahi ya da endovasküler yolla aort tamiri tedavilerinden birisi yapılmalıdır. Hasta anatomik olarak EVAR için uygun değilse açık tamir yapılmalıdır.

B) Genel öneriler;

Aterosklerozdan sonra en sık görülen ikinci aort hastalığı anevrizmadır. Herhangi bir yerleşimde aort anevrizması tespit edilmesi durumunda, tanı aşamasında ve takipte tüm aortun ve aort kapağın değerlendirilmesi gerekir. Aortun değerlendirilmesi için çeşitli görüntüleme teknikleri kullanılmaktadır. Bu yöntemler TÖE, TTE, USG, BT ve MRG’dir. Görüntüleme tekniklerinin kendi içlerinde çeşitli avantaj ve dezavantajları vardır. Abdominal USG aortun boyutunu doğru şekilde ölçmesi, kolay ulaşılabilir olması, ağrısız olması, düşük maliyetli olması nedeniyle günümüzde AAA görüntülemesinde temel yöntem olmayı sürdürmektedir. BT ise yaygın şekilde kullanılabilmesi, üç boyutlu değerlendirme imkanı sağlaması nedeniyle tanı, sınıflama ve tedavide etkin rol oynamaktadır. AAA, aort çapının ≥30 mm olması olarak tanımlanır. Yaş, erkek cinsiyet, sigara, hipertansiyon, aile öyküsü ve aterosklerotik hastalık varlığı risk faktörleridir. Genellikle asemptomatik seyretmesi nedeniyle çeşitli tarama önerileri yapılmaktadır. 65 yaş üstü erkeklere USG ile abdominal aort anevrizması için tarama yapılması önerilmektedir. 65 yaş üstü, sigara kullanım öyküsü olan kadınlarda da USG ile AAA taraması tavsiye edilebilir. AAA saptanan hastaların birinci derece akrabalarında USG ile taranması düşünülmelidir. Maksimum çapı <55 mm ve yavaş büyüyen (<10 mm/yıl) hastalarda takip yeterlidir. Risk faktörlerinden olan sigara anevrizma büyümesini yavaşlatmak için bırakılmalıdır. Abdominal aort çapı >55 mm veya anevrizmanın büyümesi 10 mm/yılın üzerinde olan asemptomatik hastalara anevrizma tamiri yapılması gerekmektedir. Abdominal aort anevrizma rüptürü şüphesi olan semptomatik hastalarda acil abdominal USG ve/veya BT çekilmeli, rüptür izlenmesi durumunda acil anevrizma tamiri yapılmalıdır. Rüptürü olmayan semptomatik abdominal aort anevrizması olan hastalara acil anevrizma tamiri önerilmelidir. Anatomik olarak EVAR için uygun semptomatik hastalarda, açık cerrahi ya da endovasküler aortik tamir stratejilerinden birisi ile tamir yapılması tavsiye edilmelidir.

Yardımcı Editör Notu:

Bu hastada öncelikle tıkayıcı sarılığın nedeni netleştirilmelidir. Eğer pankreas başı kanseri veya kolanjiosellüler kanser ise hastanın tahmini yaşam beklentisi belirlenmelidir. Eğer yaşam beklentisi 1 yılın altındaysa hasta medikal olarak takip edilmelidir. Eğer tıkayıcı sarılık başka bir sebebe bağlı ve yaşam beklentisi 1 yılın üzerindeyse hastanın fonksiyonel kapasitesi ve Lee indeksinde olan diyabet, KY, KBY, SVO ve iskemik semptom ve bulgular değerlendirilmelidir. Eğer hasta yüksek risk profiline uyuyorsa, işlem riski yüksek olan AAA cerrahisi yerine EVAR daha uygun olacaktır. Eğer hasta yüksek riskli değil veya EVAR ‘a uygun değilse noninvaziv görüntüleme testleri sonucuna göre risk modifikasyonu yapılarak cerrahi yapılmalıdır.

 

Bölüm Editörü Notu:

Ek öneri yoktur.