Editör: Prof. Dr. Dursun Aras
Soru: Doç. Dr. Kaan Okyay
Cevap: Dr. Özge Çetinarslan
Yardımcı Editör: Uz.Dr. Ümit Yaşar Sinan

A) Hastaya özgü öneriler;

NEA şoklanamaz bir ritim olduğu için CPR’ye devam edilip 2 dakikada bir ritim kontrol edilmelidir. Eğer VF/ nabızsız VT gibi şoklanabilir bir ritim varsa bifazik cihazlar ile 120-200 J, monofazik cihazlar ile 360 J ile defibrile edilmeli, asistoli/NEA gibi şoklanamaz bir ritim varsa CRP’ye devam edilip 2 dakikada bir ritim kontrol edilmelidir. Her defibrilasyon bir öncekine eşit ya da daha yüksek düzeyde olmalıdır. Eş zamanlı olarak 1. dakikadan itibaren 3 dk ara ile 1mg epinefrin iv uygulanmalıdır. Bu sırada düzeltilebilir nedenler hızlıca gözden geçirilmeli ve herhangi biri varsa düzeltilmelidir. CPR etkinliği kapnograf ile değerlendirilmelidir, 20 dk CPR sonrası end tidal CO2 <10 mmHg ise resüsitasyonun daha erken sonlandırılabileceği düşünülebilir (yasal süre 40 dk olmakla birlikte, hasta bazlı karar verilmelidir). 10-40 mmHg arası değerlerde daha etkin CPR yapmaya özen gösterilmesi gerekirken ≥40 mmHg olan değerler etkin CPR göstergesidir. Kardiyak orijinli bir arrest düşünülen, komorbiditeleri az olan 18-75 yaş arasındaki hastalarda 10 dakika süren CPR ile spontan dolaşım sağlanamadıysa ve geri döndürülebilir nedenleri olan ya da kardiyak transplantasyon bekleyen hastalarda ekstrakorporeal CPR (ECPR) faydalı olabilir. Sözlü uyarılara yanıt vermeyen fakat spontan dolaşımın geri döndüğü hastalarda 12-24 saat boyunca 32-34 C’ de terapötik soğutma denenebilir. CPR sonrası sistolik kan basıncının 90mmHg, diyastolik kan basıncının 65mmHg’dan daha düşük olmasından kaçınılmalı ve gerekli inotrop ve hidrasyon desteği sağlanmalıdır. Spontan dolaşım sağlanır sağlanmaz 12 derivasyonlu EKG görülmeli STEMI olmayan fakat sorudaki hastamız gibi kardiyak orijin düşünülen durumlarda nörolojik olarak kötü prognoz kriterleri yoksa 2 saat içerisinde KAG planlanmalı ve gerekli revaskülarizasyon işlemleri yapılmalıdır.

 

B) Genel öneriler;

Ani kardiyak arrest durumunda mümkün olan en erken zamanda CPR başlanmalıdır. Yukarıda belirtildiği üzere, 100-120/dk hızında, 5-6 cm derinlikte kompresyonlar ile 30 kompresyon 2 suni solunum olarak devam edilmeli, kompresyonlar arasında göğüs dekompresyonu için zaman bırakılmasına dikkat edilmeli ve hasta en erken dönemde entübe edilmeye çalışılmalıdır. Defibrilatör hazır olur olmaz nabız kontrol edilmeli, şoklanabilir bir ritim varsa defibribrilasyon uygulanmalıdır. Bu sırada hipoksi, hipovolemi, hipo-hiperkalemi, asidoz, tansiyon pnömotoraks, kardiyak tamponad, pulmoner ve koroner tromboz ve şüpheli madde kullanımı gibi düzeltilebilir nedenler hızlıca gözden geçirilmeli ve herhangi biri varsa düzeltilmelidir.
CPR etkinliği kapnograf ile değerlendirilmelidir. Terapötik soğutma uygulanan hastalarda yüksek ateş varlığı nörolojik hasarın kötüleştiğinin göstergesidir ve uygun şekilde tedavi edilmelidir. Normotermik hale gelen hastalarda nörolojik sonlanımı tahmin etmek için 72 saat beklenmesi en uygunudur. 72 saat sonraki muayenede ışık refleksinin olmaması, miyoklonus varlığı, N2O ile uyarılmış kortikal dalgaların olmaması, kraniyal MRG’de yaygın difüzyon azalması, eksternal uyarılara EEG yanıtının olmaması, EEG’de persistan bursts supresyonlar ile tedavi edilemeyen status epileptikus varlığı ve arrest sonrası 2. saatten itibaren kranial BT incelemede gri madde beyaz madde oranının azalması kötü nörolojik sonlanım ile ilişkilidir. CPR’ye yanıtsız tüm hastalar organ donörü olarak düşünülmelidir.

Yardımcı Editör Notu:

Resüsitasyon sonrası spontan doluşum sağlanan hastalardan; Akut ME düşündüren (STEMI) EKG bulguları olan, koma durumunda olmayan ve nörolojik kötü prognoz kriterleri taşımayan hastalarda KAG yapılarak olası bir koroner olay varlığı araştırılmalıdır

Bölüm Editörü Notu:

Ek öneri yoktur