Editör: Prof. Dr. Cihangir Kaymaz
Soru: Uz. Dr. Ümit Yaşar Sinan
Cevap: Uz. Dr. Serkan Kahraman
Yardımcı Editör: Uz. Dr. Ümit Yaşar Sinan

A) Hastaya özgü öneriler;

PHT, istirahat halinde ölçülen ortalama pulmoner arter basıncı değerinin ≥25 mmHg olması şeklinde tanımlanmaktadır. Klinik olarak 5 ayrı grubu olmakla birlikte bu gruplar hemodinamik olarak prekapiller ve postkapiller olmak üzere başlıca 2 şekilde sınıflandırılmaktadır. Bu hastamızda kateterizasyon ile öncelikle ortalama PAB ölçülerek PHT tanısı doğrulanmakla birlikte prekapiller ve postkapiller ayırımı amacıyla PKUB ölçülmelidir. ortPAB ≥25 mmHg ve PKUB ≤15mmHg ise prekapiller PHT, PKUB >15 mmHg ise postkapiller PHT den bahsedilmektedir. Bu aşamada dikkat edilmesi gereken durum diüretik tedavisi altındaki hastalarda PKUB değerinin normal değerinden düşük çıkabileceği olup, diyastolik disfonksiyonu olan böyle hastalarda volüm yüklemesi ile ölçümün tekrarlanabileceğidir. Postkapiller PHT düşünülen hastalarda diyastolik PAB ile ortalama PKUB arasındaki fark olan diastolik basınç gradiyent (DBG) ve/veya PVR bakılması gerekmektedir. DBG <7 mmHg ve/veya PVR ≤3 WU ise izole postkapiller PHT, DBG ≥ 7 mmHg ve/veya PVR >3 WU ise kombine prekapiller ve postkapiller PHT olarak değerlendirilmelidir.

B) Genel öneriler;

Sağ kalp kateterizasyonu PHT ve KTEPH tanısı koymak, hemodinamik bozulmanın şiddetini değerlendirmek ve seçilmiş hasta gruplarında pulmoner vazoreaktiviteyi değerlendirmek için yapılmaktadır. Tüm ölçümler hasta dinlenim halinde iken normal eksipiryumun sonunda yapılmalıdır. Pulmoner arter, PA uç pozisyonu, RV ve RA basınç ölçümleri alınmalıdır. PKUB ölçümü LA basıncı olarak değerlendirilmekte olup en az 3 ölçümün ortalaması alınmalıdır. Prekapiller ve postkapiller PHT ayrımında dikkat edilmesi gereken bir nokta diüretik tedavi altında olan hastalarda PKUB <15mmHg olarak ölçülebilmektedir. Bu sebeple sol kalp doluş basıncı üzerine etki etmek amacıyla akut volüm etkisi önerilmektedir. Sınırlı sayıda çalışma diastolik disfonksiyonu olan böyle hastalarda 500ml sıvı yüklemesini güvenli olarak bulmaktadırlar. PVR >3 WU değeri PAH tanısı koymak için gerekli olmakla birlikte akım ve doluş basınç değişikliklerinden yüksek derecede etkilenmektedir ve dinlenim halinde pulmoner dolaşım değişikliklerini yansıtmamaktadır. Diyastolik PAB ile ortalama PAWB arasındaki fark olan diyastolik basınç gradiyent (DBG) ise bu değişikliklerden daha az etkilenmekle birlikte sol kalp kaynaklı postkapiller PHT tanısı için önem kazanmaktadır. PKUB ölçümünün güvenilmez olması durumunda ise sol ventrikül end-diyastolik basınç ölçümü için sol kalp kateterizasyonu uygulanabilmektedir

 

Tanım

Karakteristik

Klinik gruplar

Pulmoner HT ort PAB ≥25 mmHg Hepsi
Prekapiller PH ort PAB ≥25 mmHg

PKUB ≤15 mmHg

-Pulmoner arteryel HT (grup 1)
-AC hastalığına bağlı PH (grup 3)
-KTEPH (grup 4)
-Net olmayan ve/veya multifaktöryel mekanizmalı PH (grup 5)
Postkapiller PH ort PAB ≥25 mmHg

PKUB > 15 mmHg

-Sol kalp hastalığına bağlı PH (grup 2)
-Net olmayan ve/veya multifaktöryel mekanizmalı PH (grup 5)
İzole postkapiller PH DBG < 7 mmHg ve/veya

PVR ≤ 3 WU

Kombine prekapiller ve postkapiller PH DBG ≥ 7 mmHg ve/veya

PVR > 3 WU

 

Yardımcı Editör Notu:

Yaş, HT varlığı, EKO’da LA genişlemesi, LVH ve diyastolik disfonksiyon varlığı sol kalpte end-diyastolik basınç artışına bağlı bir PHT düşündürse de kateteriizasyon sırasında PKUB ve LVEDP ölçülerek sol kalp hastalığına bağlı PHT (Grup 2) ve PAH (Grup 1) ayrımı yapılabilir.

Bölüm Editörü Notu:

Ek öneri yoktur