Editör: Prof. Dr. Mehmet Birhan Yılmaz
Soru: Uz. Dr. Ümit Yaşar Sinan
Cevap: Uz. Dr. Serkan Kahraman
Yardımcı Editör: Uz. Dr. Ümit Yaşar Sinan

A) Hastaya özgü öneriler;

65 yaşında bilinen HT tanısı ile takipli ve 1 senedir stabil eforla nefes darlığı yakınması olan hastada KAH ve akciğer hastalığı dışlanmış olup klinik hikayesinde HT varlığından dolayı şikayetlerin KY açısından değerlendirilmesi gerekmektedir. Korunmuş EF’li KY ön tanısı ile hastaya KY bulguları açısından detaylı FM yapılması gerekmektedir. HT tanısı olan hastanın tedavi amaçlı aldığı ilaçlar arasında diüretik tedavisi var ise KY semptom ve bulgularının gizlenmiş olabileceği akılda tutulması gereken bir durumdur. Hastaya EKG çekilerek hipertrofi kriterleri ve LA genişlemesi göz önüne alınarak KY’ ye katkı yapabilecek AF gibi olası ritm bozukluklarının değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu aşamadan sonra hastaya natriüretik peptid değerleri bakılması NT-pro BNP≥125 pg/mL, BNP≥35 pg/mL ise KY açısından destekleyici olduğu düşünülmelidir. Nefes darlığı şikayeti olan hastanın EKO’ sunda EF% ≥50 olduğu için natriüretik peptid yüksekliğide saptanırsa, hipertrofi ve LA genişlemesi olan hastada korunmuş EF’ li KY düşünülebilir.

B) Genel öneriler;

KY tipik semptom ve bulgularla karakterize klinik bir sendromdur. Bu semptom ve bulgular mevcudiyetinde EF’ ye göre azalmış (<%40), orta düzeyde bozulmuş (%40-49) ve korunmuş EF (≥%50) li KY olarak karşımıza çıkabilmektedir. Azalmış EF varlığında KY tipik semptom ve bulguları mevcut ise ek kriter gerektirmeden düşük EF’li KY’ den bahsedilmektedir. EF’ de orta düzeyde azalma veya korunmuş EF varlığında ise semptom ve bulguların yanı sıra natriüretik peptid artışı (NT-pro BNP≥125 pg/mL, BNP≥35 pg/mL) gösterilmelidir. Ayrıca yapısal kalp hastalığı varlığı (LVH ve/veya LA genişlemesi) veya diyastolik disfonksiyon kriterlerinden en az birisinin varlığı KY tanısı koydurmaktadır. Her üç klinik sendrom içinde hastada diüretik kullanımı mevcut ise KY semptom ve bulgularının gizlenebileceği unutulmamalıdır. Hastamızda olduğu gibi akut başlangıçlı olmayan ve KY’ den şüphelenilen durumlarda klinik öykü (KAH, HT, kardiyotoksik ilaç veya radyasyon, diüretik kullanımı, ortopne, PND), FM (ral, bilateral pretibial ödem, kardiyak üfürüm, BVD, apikal vurunun lateralizasyonu) ve EKG değişikliklerinden bir veya daha fazlası varlığında natriüretik peptik artışı gösterilmiş ise EKO yapılması gerekmektedir. Hiçbir kriter bulunmaması veya EKO’ nun KY’yi desteklememesi durumunda diğer tanıların düşünülmesi gerekmektedir.

Yardımcı Editör Notu:

Korunmuş EF’li KY günlük pratikte tanısı en zor konulan ve en çok tanısı atlanan klinik durum olmakla birlikte son yayınlanan ESC kılavuzunda net olarak tanımı yapılmıştır. Korunmuş EF’li KY hastaları göğüs hastalıkları ve kardiyoloji poliklinikleri arasında mekik dokumakta ve sıklıkla da doğru tanı ve yeterli tedaviden mahrum kalmaktadırlar. KY semptom ve bulguları olan, ekokardiyografik incelemede korunmuş EF (≥%50)’ ye sahip hastalarda istirahat ve/veya egzersizle diyastolik disfonksiyon meydana geliyorsa korunmuş EF’li KY’den söz edilebilir.

Bölüm Editörü Notu:

Ek öneri yoktur