Editör: Prof. Dr. Kurtuluş Özdemir
Soru: Doç. Dr. Kaan Okyay
Cevap: Uz. Dr. Serkan Kahraman
Yardımcı Editör: Uz.Dr. Yiğit Canga

A) Hastaya özgü öneriler;

Stabil KAH olan hastalarda AF tedavisi amaçlı verilen antikoagülan tedaviye aspirin tedavisinin eklenmemesi, tek başına OAK ile monoterapi uygulanması yeterli olmaktadır (sınıf IB). Kanama komplikasyonu gelişen hastada yalnızca OAK ile gerekmektedir. Stabil halde olan ve kanama komplikasyonunun tedavisi yapılan hastada, rivaroksaban altında kanama geliştiği için farklı bir OAK tedaviye geçilmesi uygundur. Geçirilmiş GIS kanama varlığının tekrar GIS kanama açısından yüksek risk yarattığı kabul edilmektedir. GIS kanama riski yüksek olan hastalarda VKA verilmeli ya da dabigatran 2x150mg, rivaroksaban 1×20 mg, edoksaban 1×60 mg dışında farklı bir YOAK ile tedaviye devam edilmelidir.

B) Genel öneriler;

Nonvalvüler AF nedeniyle YOAK kullanan hastalarda kanama komplikasyonu kanamanın şiddeti, bölgesi ve ilacın son alınma zamanına göre tedavi edilmektedir. Hastaların hemogram ve renal fonksiyon düzeyleri yakından izlenmelidir. Dabigatran için aPTT bakılabilmektedir. Minör kanamalarda 12-24 saatlik yarılanma ömürlerinden dolayı YOAK bir dozu veya 1 gün atlanmalıdır. Aktif kanaması olan hastalarda kanama kontrol altına alınana kadar antikoagülasyona ara verilmelidir. Kan transfüzyonu veya sıvı replasmanı gerektiren orta şiddette kanama olgularında kanamanın nedenini tedavi etmeye (örneğin vakamızda olduğu gibi gastroskopi yapılması) odaklanılmalıdır. Eğer YOAK alınımı yeni ise (<2-4 saat) oral kömür uygulaması ve/veya gastrik lavaj düşünülmelidir. Dabigatran için diyaliz seçeneği de bulunmaktadır. Eğer ciddi veya hayatı tehdit edici kanama mevcut ise ek olarak spesifik antidot veya PCC uygulanmalıdır. Kanama kontrolü sonrası OAK başlanacak hastalarda bir OAK tedavisinden diğerine geçilmesi planlanmalıdır. Tekrar OAK tedavisine başlanması multidisipliner kararla verilmelidir. Kontrolsüz HT, GIS ülserleri ve intrakranyal anevrizmalar gibi faktörler tedavi edilmelidir. Ek olarak hastaların alkol alımı engellenmelidir. GIS kanama riski yüksek olan hastalarda VKA veya dabigatran 2x150mg, rivaroksaban 1x20mg, edoksaban 1x60mg dışında başka bir YOAK tedavisine geçilmesi sınıf IIaB endikasyon ile önerilmektedir. OAK tedavi kontraendikasyonu olan hastalarda LAA oklüzyonu alternatif tedavi olarak düşünülmelidir.

Yardımcı Editör Notu:

Hastanın GİS kanaması endikasyon dışı aldığı asetilsalisilik asit ile ilgili gözükmektedir. Uzun dönem tedavisinde ASA tedavisi kesilip, YOAK olarak GİS kanama riski varfarin ile benzer olan apiksaban 5 mg 2×1 tercih edilebilir.

Bölüm Editörü Notu:

Ek öneri yoktur