Editör: Prof. Dr. Necla Özer
Soru: Uz. Dr. Ahmet Akdi
Cevap: Yrd. Doç. Dr. Beytullah Çakal
Yardımcı Editör: Uz.Dr. Serkan Ünlü

A) Hastaya özgü öneriler;

Karaciğer fonksiyon testlerinde normalin üst sınırının 3 katına çıkan sonuçların saptandığı hastalarda alkol tüketimi veya alkole bağlı olmayan yağlı karaciğer hastalığı gibi durumlar araştırılması ve enzim düzeyleri izlenmelidir. Üç katın üzerinde artış varsa lipit düşürücü tedavisi kesmek, dozu azaltmak veya başka grup statine geçilmesi düşünülür, karaciğer enzimlerini 4-6 hafta içinde yeniden kontrol edilmesi gerekir. ALT normale döndükten sonra tedavinin yeniden dikkatle başlatılması düşünülebilir. Eğer ALT yüksekliği devam ederse, diğer olası nedenleri araştırılması önerilir. Hastada kontrol ALT, AST değerlerinde normalin üst sınırının üç katının altında bir yükselme tespit edilmiş. Bu hastada tedaviye devam ederek 4-6 hafta sonra karaciğer testlerinin tekrar kontrol edilmesi önerilir. Üst sınırın üç katının altında bir yükseklik varlığında mevcut ilaç tedavisinin kesilmesine gerek olmayıp izlem önerilir.

B) Genel öneriler;

Statinlere başlanmadan önce lipid profili dışında görülmesi gereken testler: TSH: hipotiroidili hastalarda sekonder hiperlipidemi sıktır, ayrıca hipotiroidi myopati riskini artırır. Transaminazlar: ALT ve AST düzeylerinin bakılması takipte karşılaştırmayı sağlar. Kreatinin: hastanın statin öncesinde böbrek fonksiyonlarında bozukluk varsa kreatinin klerensi de istenmeli, <30 mL/dakika değerlerinde doz ayarlanmalıdır. Bu hasta grubunda pravastatin tercih edilebilir. Kas yakınmaları olmayan bir hastada tedavi öncesinde kreatin kinaz enzimi bakılmasının yararı yoktur, önerilmez. Statin toksisitesi açısından riskli gruplar:

  • İleri yaş (> 65)
  • Düşük vücut kitle indexi
  • Multisistem hastalıkları
  • Renal fonksiyon bozukluğu
  • Karaciğer bozuklukları
  • Tiroid fonksiyon bozuklukları, özellikle hipotiroidizm
  • Metabolik kas hastalıkları, karnitin palmitil transferaz II eksikliği
  • McArdle hastalığı (myofosforilaz eksikliği) myoadenilat deaminaz eksikliği
  • Kas semptomları ve kreatinin kinaz yüksekliği
  • Alkol tüketimi
  • Ağır egzersiz
  • Sitokrom P450 3A4 ve 2C9 inhibitörleri (örnek: makrolid antibiyotikler, antifungaller, siklosporin, HIV-proteaz inhibitörleri) statin konsantrasyonlarını artırıp toksisiteye neden olabilirler.
  • Barbitüratlar, karbamazepin, rifampisin ve fenitoin ise sitokrom P450 CYP3A4 ve CYP2A9 indüksiyonu ile statin düzeylerini düşürebilirler.
  • Amiodaron, verapamil ve diltiazem gibi CYP3A4 inhibitörleri özellikle simvastatin yüksek dozları ile kombinasyonlarda ciddi myopatilere neden olabilirler.
  • Greyfurt suyu az miktarlarda bile özellikle simvastatin düzeylerinin artmasına neden olabilir.

Statin kullanan hastalardaki transaminaz yükseklikleri genellikle doza bağlıdır ve ilaç kesildiğinde düzelir. Klinik çalışmalara göre serum karaciğer enzimlerinde kalıcı yükseklikler statin alan hastaların % 0.5-3’ünde izlenmekte, en sık olarak tedavinin 3-4. aylarında görülmektedir. ALT, AST düzeylerinin normalin üst limitinin 3 katını aşması durumunda, statine ara verilerek ALT, AST normal değerlere dönünce LDL-K düzeyleri halen hedef değerlere ulaşmamış durumdaysa statin değiştirilebilir, doz azaltılabilir veya günaşırı kullanıma geçilebilir. Karaciğer enzimleri yükselmiş ancak normalin üst limitinin 3 katını aşmamışsa statin tedavisi değiştirilmeden 6 hafta daha devam edilerek tekrar hasta kontrole çağrılmalıdır.

Yardımcı Editör Notu:

KAH medikal tedavisinde statinler büyük önem taşımaktadır. Bu tür hastalarda tedavinin belirli bir LDL düzeyi hedefi güderek veya potent statinlerden birini başlayarak yapılması Avrupa ve Amerika kılavuzlarında farklılık olarak gösterir. Statin başlanan hastalarda karaciğer transaminaz düzeylerinin normal üst sınırının üç katı üzerine çıkmadıkça kesilmemesi gerekir. Ayrıca günümüzde ilerleyen teknoloji ve bilgiler ışığında genom analizleri ile hangi hastalarda statinlerin yan etki göstereceği önceden tahmin edilebilir. Çözünebilen taşıyıcı organik anyon taşıyıcı aile üyesi 1B1 (SLCO1B1) mutasyonunun statin dozunun ayarlanmasında zorluğa yol açtığı ve miyopati ile ilişkili olduğu bulunmuştur. Çeşitli polimorfizmler ilaç etkisizliği ve statinlere bağlı DM gelişiminde rol oynamaktadırlar.

Bölüm Editörü Notu:

Ek öneri yoktur

 

Anahtar Kelimeler: