Editör: Prof. Dr. Kurtuluş Özdemir
Soru: Doç. Dr. Servet Altay
Cevap: Uz. Dr. Serkan Kahraman
Yardımcı Editör: Uz.Dr. Serkan Ünlü

A) Hastaya özgü öneriler;

Doksorubisin, antrasiklin grubu kemotarapi ajanı olup KMP ve aritmi ile ilişkili kardiyak yan etkileri olan bir ilaçtır. KY yan etkisi doza bağımlı olup dikkatli bir takip gerektirmektedir. Yüksek kümülatif dozda (>260-300 mg/m2) bu yan etkiler daha sık görülmektedir. Doksorubisine bağlı akut KY tedavi sonrasında aniden gelişebileceği gibi, ilk 1 yıl içerisinde erken ve yıllar içerisinde (ortalama 7 yıl) geç yan etki olarak da görülebilmektedir. Hastada toplam 333 mg/m2 doksorubisin tedavisi uygulanmış olup yüksek kümülatif dozdaki bu tedavi rejimi sonrası erken ve geç kalp yetmezliği riski bulunmaktadır. Bu durumda kardiyoloji takibini kesmek uygun olmamakla birlikte 1. ve 5. yılda kontrol EKO ve BNP gibi biyobelirteçler ile takip önerilmelidir.

B) Genel öneriler;

Kardiyotoksisite akut dönemde supraventriküler aritmi, nonspesifik EKG değişiklikleri ve geçici LV disfonksiyonu ile akut olarak karşımıza çıkabileceği gibi (bu durum genellikle geçici olup <%1 sıklıkla görülür), ilk 1 yıl içerisinde erken ve yıllar içerisinde (ortalama 7 yıl) geç komplikasyon olarakta görülebilmektedir. Erken veya geç toksisiteyi öngördürücü bir özellik saptanmamakla birlikte hayat boyu kümülatif doz ile infüzyon rejimi, kardiyak duyarlılığı arttıran altta yatan kardiyak hastalık varlığı, HT, böbrek yetmezliği, konkomitan kemoterapi ajanı veya radyoterapi uygulanması, >65 yaş veya <18 yaş olması ve bayan cinsiyet riskin arttığı durumlardır. Erken tanı ve tedavi ile doksorubisine bağlı gelişen KY geri dönüşümlü olabilmektedir. Tedavide standart kalp yetmezliği tedavisi uygulanmaktadır. Doksorubisinin yüksek kümülatif dozlarında tedavi alan hastalarda veya kemoterapi sürecinde tedavi gerektiren kardiyak toksisite gelişmesi durumunda tedavi tamamlandıktan sonra periyodik olarak 1. ve 5. yılları kapsayacak şekilde EKO ve BNP gibi kardiyak belirteçler ile kontrol, hatta hayat boyu kardiyak gözetim altında tutulması da gerekebilmektedir.

Yardımcı Editör Notu:

Standart EKO takipleri dışında,  miyokardiyal deformasyon görüntülemesi kardiyotoksisite hakkında çok daha önce bilgi verebilmektedir. Üç boyutlu EKO, standart EKO’ya göre daha tutarlı EF ve hacim ölçümleri sağlamaktadır. Bu özelliği ile EF de ortaya çıkabilecek küçük değişikliklerin yakalanmasında etkili olarak kullanılabilir. Özellikle kardiyotoksisite açısından riskli olan hasta gruplarında bu yöntemlerin uygulanması düşünülebilir. Yine ayrıntılı değerlendirmede kardiyak MRG ve radyonüklid anjiografi kullanılabilir.
Kardiyotoksisite riskinin azaltılmasında alternatif kemoterapötik ajanların kullanımı, infüzyon protokollerinin bolus verilmesine tercih edilmesi düşünülebilir. Kardiyotoksitenin engellenmesinde BB ve ACE inhibitörü kullanımı ile ilgili prospektif randomize çalışmalar halen devam etmektedir.

Bölüm Editörü Notu:

Ek öneri yoktur