Editör: Prof. Dr. Mehmet Birhan Yılmaz
Soru: Uz. Dr. Ümit Yaşar Sinan
Cevap: Uz. Dr. Ali Doğan
Yardımcı Editör: Uz.Dr. Serkan Ünlü

A) Hastaya özgü öneriler;

Mevcut bulgularla hastada EF korunmuş KY (eski ifadeyle, diyastolik kalp yetmezliği) düşünülmelidir. Öncelikle hastada konjesyon bulgularını azaltacak diüretik tedavi başlanmalıdır. Korunmuş EF’si olan hastalarda BB ve mineralokortikoid reseptör antagonistleri (MRA) etkisi tartışmalıdır. Hipertansiyon nedeniyle mevcut ACE inhibitörünün devamı yanında, anlamlı darlık yapmayan KAH nedeniyle düşük doz asetilsalisilik asit tedaviye eklenmelidir.

B) Genel öneriler;

EF korunmuş kalp yetmezliği tanısı şu kriterler dikkate alınarak konulabilir:

  • KY semptom ve/veya bulgularının olması,
  • Korunmuş EF ( Sol ventrikül EF ≥ %50 olması),
  • Artmış natriüretik peptit seviyesi (BNP için 35 pg/mL ve/veya NT-proBNP için,
  • Artmış natriüretik peptit seviyesi (BNP için 35 pg/mL ve/veya NT-proBNP için 100 pg/mL)
  • En azından eşlik eden yapısal kalp hastalığı veya dyiastolik disfonksiyon bulguları olması

Önemli yapısal değişiklikler arasında sol atrial volüm indeksi (LAVI) >34 mL veya sol ventrikül kitle indeksinin (LVMI) erkekler için ≥115 g/m2 ve kadınlar için ≥95 g/m2 olması sayılırken; diastolik fonksiyon değerlendirmesinde E/e′ ≥13 saptanması ve ortalama septal ve lateral duvar e’ 9 cm/s’den düşük izlenmesi anlamlıdır. EF korunmuş KY’ de patofizyoloji daha belirsiz olup, eşlik eden kardiyovasküler (AF, HT, KAH, PHT) ve kardiyovasküler olmayan (DM, KBY, KOAH ve obezite) hastalıkların yönetimi öncelikle önem taşır. Bu hasta grubunda ikna edici biçimde hiç bir tedavinin mortalite ve morbiditeyi azalttığı gösterilmemiştir. Diüretik tedavi yetmezlik bulgularını azalttığından başlanmalıdır. BB ve MRA’ların semptomları azalttığına dair kanıt yetersizdir. ARB ve ACE inhibitörlerinin ise semptomlarda düzelme sağladığına dair değişken veriler vardır. Miyokardiyal iskeminin semptomları arttırması düşünüldüğünden hasta değerlendirilirken dikkate alınmalıdır.

Yardımcı Editör Notu:

Günümüzde EF’ nin normal olması durumunun kardiyak sistolik fonksiyonların da normal olduğunu anlamına gelmediği bilinmektedir. Bu hastaların morbidite ve mortaliteleri de düşük EF’li KY ile benzerdir. Korunmuş EF’li KY tedavisinde bir çok araştırma devam etmektedir. Spironolakton, LCZ69 ve sildenafil ile yapılan çalışmaların sonuçları beklenmektedir. Ayrıca teknolojik gelişmeler ile nörohormonal modülasyon, hemodinamik; invaziv- noninvaziv monitörlerin kullanımı, sempatik tonus ve aktivitesinin takip edilmesi ile klinik olarak saptanamayan fizyopatolojik değişimlerin erken dönemde saptanması ve tedavisi üzerine yoğunlaşan çalışma sayısı artmaktadır. Bunların dışında kişiselleştirilmiş tedavi ile hastaların uygun fiziksel duruma getirilmesi, düzenli egzersiz, bağımlılıkların bıraktırılması gibi yaklaşımlar önem taşımaktadır. Obstrüktif olmayan KAH ve mikrovasküler disfonksiyon korunmuş EF’li KY’ ye sıklıkla eşlik eder. Ancak bu klinik durum hakkında da yeteri kadar veri yoktur. Etyolojinin, metabolik değişimlerin ve kardiyak fonksiyonların ortaya konduğu prospektif çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır.

Bölüm Editörü Notu:

Ek öneri yoktur