Editör: Prof. Dr. Kurtuluş Özdemir
Soru: Doç. Dr. Servet Altay
Cevap: Uz. Dr. Ali Doğan
Yardımcı Editör: Yrd.Doç. Dr. Nijad Bakhshaliyev

A) Hastaya özgü öneriler;

Hasta radyoterapi ile ilişkili olarak gelişen kardiyak hastalık açısından takip altında olmalıdır. Öncelikle hastanın 10 yıl öncesinde radyoterapi başlamadan önceki kardiyovasküler taramasının ve bazal EKO incelemesinin olması gerekir. Yıllık klinik değerlendirme ve FM yapılması uygun olacaktır. Hasta asemptomatik bile olsa 10 yıl geçtiğinden ekokardiyografik inceleme yapılmalıdır. Bu inceleme sonrasında her 5 yılda bir EKO tekrarlanmalıdır. Hastanın yıllık takiplerinde yeni bir kardiyovasküler semptom veya bulgu (örneğin yeni gelişen üfürüm) varlığında da EKO yenilenmelidir. Özellikle yüksek riskli hastada radyoterapi sonrası 5-10 yıl geçtiğinde, hastada koroner olay riski arttığından girişimsel olmayan stres görüntüleme yöntemleri önerilir. Stres EKO tercih edilebilir.

B) Genel öneriler;

Radyasyon ilişkili kalp hastalığı, toraksa radyoterapinin uygulandığı meme ve lenfoma gibi malinitelerde görülebilmektedir. İskemik kalp hastalığı radyoterapi sonrası kardiyak ölümün en sık nedeni olmakla birlikte, kalp kapakları, perikard, miyokard veya kalbin ileti sistemi de etkilenebilmektedir. Kardiyak miyositler radyasyona göreceli dirençli olsa da, endotel dokusu hassastır. Kardiyak risk faktörlerinin bu endotel hasarını arttırabildiği gösterilmiştir. Bu nedenle tedavi de risk faktörlerinin modifikasyonu da önemli yer tutar. Risk faktörleri anterior ya da sol göğüs radyoterapi öyküsü, yüksek kümülatif radyasyon dozu (>30 Gy), günlük yüksek doz radyasyon (>2 Gy), genç yaş (radyoterapide 50 yaşından küçük olmak), yetersiz radyasyon koruması, eşlik eden kemoterapi, kardiyovasküler risk faktörleri ve eşlik eden kardiyovasküler hastalık olarak tanımlanır. Yüksek riskli hasta anterior ve sol göğüs radyasyonu ile bu risk faktörlerinden birinin olması olarak tanımlanır. Hastalarda yıllık takip ile birlikte LV disfonksiyonu/KY, KAH, kalp kapak hastalığı, perikardiyal efüzyon/konstriksiyon bulgusu ve ileti sisteminde sorunlar yönünden incelenmesi, yanı sıra kardiyak risk faktörlerinin tedavisi önerilir. İskemik kalp hastalığı durumunda PKG genellikle radyasyona bağlı fibrozun cerrahi işlemleri daha zor hale getirmesinden dolayı CABG’ye tercih edilir. Perikardiyal hastalıklar akut perikardit, perikard efüzyonu, tamponad ve konstriktif perikardite kadar geniş bir spektrumda görülür. Radyasyon ilişkili KMP ise diğer KY nedenlerinde olduğu gibi tedavi edilir. İleti problemlerinden sağ dal bloğu en sık ileti problem olsa da, AV nodal bradikardi, kalp blokları, hasta sinus sendromu ve QT uzaması da görülebilmektedir. Yüksek riskli hastada 5 yılda bir ekokardiyografi ve 5-10 yılda bir de KAH için stres test önerilir. Yüksek riskli olmayan bir hastada EKO 10 yıl sonra yapılabilir. Sonrasında bu değerlendirme 5 yılda bir yenilenir.

Yardımcı Editör Notu:

Radyasyonun kalp üzerindeki etkileri 10 yıllık latent dönemden sonra görülmeye başlar. KAH risk faktörleri bulunmayan kişilerde bile erken dönemde arterosklerozun hızlandığı görülmüştür. Radyasyona sekonder koroner  damarların osteal segmentinin tutulumu, LAD ve RCA gibi önde yerleşen damarların tutulumu nisbeten daha sık görülür. CABG açısından değerlendirilirken internal mammarian arterin de radyasyona sekonder hasar görebileceği unutulmamalıdır.

Bölüm Editörü Notu:

Ek öneri yoktur

Anahtar Kelimeler: